"the mark of your ignorance is the depth of your belief in injustice and tragedy. What the caterpillar calls the end of the world, the master calls the butterfly."
1/08/2007
yazık nakaratlar...
Kimbilir, belki de her başlığımın sonunda üç nokta olacak. Belki de bitmeyeni, bitmeyeceği imgeleyecek. sana olanı, hani bütün benliğimde, tüm iliklerimde. İlk yardım gecelerinde sana sığınıyorum, yara kabuklarmın altına sığınıyorum, karanlığın o ürkütücü boşluğunda. ve ben sana diliYORUM; bak... bil ki umutsuzların önüne inciler serilmez. Mücevherdense sarraflar anlar ancak, başkası bilmez! Ne fark eder ki, kör insan için elmas da bir, cam da... sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma. Sanmak yaşamaktır, yaşamaksa bi şarkı... dinlemeyi bilene!!!
Soruyorsan başlıkta geçen nakarat hani? nerde? diye nakaratın kendisi başlıkta değil, olması gerektiği yerde.
1/03/2007
Sana geldim, buldum.
Sana geldim çok zaman önce ve bulamadım dilediğimce...neden bilmezdim ama bulamazdım seni, seni bulsam ruhunu...bir iki nota ve karanlığında gölge beyazlığına bürünmüş korkularım sarardı 3 yanımı. Diğer yanım mı? yüreğime vuran dalgaların mıydı? yoksa geceleri başucumda duran kokunmuydu sen? burnumda tüten buram buram hayalinmiydi yoksa... akıp giden zaman ve biten piller, bitmişken ben bir de sen, tutup çıkaran ellerimden...bu yazı burda bitemez ama ben bittim bu aşka, umutla, sevdayla...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)